Sosyal fobinin çocuklardaki görünümü :
Çocuklar tanıdık olmadıkları ortamlarda aşırı ürkek, sessiz, hareketsiz, utangaç bir tavır sergileyebilirler. Bazen de böyle bir durumda ağlama, anne-babaya yapışırcasına sarılma, onlara dokunma, yanlarından ayrılamama, huysuzca davranışlar içine girebilirler. Toplulukla oynanan oyunlara katılmaz, uzaktan bakmakla yetinir hatta bir köseye sinip, kendilerini gizleyerek olanları izlerler. Oyunlara katılsalar bile diğerlerinin sözleri doğrultusunda ve önemli roller almadan hareket eder , oyun kuruculuk yapamazlar. Oynanan oyunlarda geri planda kalırlar. Okula gitmek istemeyip, turlu yakınmalarla evde kalmak isterler.
Toplumda % 2-3 oranında görülmektedir. 20 yas öncesi başlamakta olup, daha çok 11-15 yas arasında ilk belirtilerini göstermektedir. Kadınlarda daha çok görülmekte, ancak erkekler daha çok meslek sahibi olduklarından daha çok belirti göstermekte ve daha fazla tedaviye başvurmaktadır.
Çocukluk öykülerinde utangaçlıkları olan, sosyal acıdan baskılanmış yaşantıları olanlarda görüldüğü gözlenmiştir. Arkadaşları ya da büyüklerince küçük düşürülme ya da çok üzücü, gerilimli bir olayı izleyerek de gelişebildiği saptanmıştır. Kişi bu tur üzücü deneyimlerle karsılaştıkça sosyal fobiyi geliştirebilir. Bazı kişilerde de varolan bazı sosyal beceri eksiklikçikleri bu türden olumsuz eleştirilere yol açıp, ilerleyen donemde sosyal fobiye yol açabilir. Kişinin yetiştiği çevreden aldığı eğitim ve göreneklerle, hissettiği gerilimi katalize ediş sekli önemlidir. Bazı kişilerde az miktardaki gerilim kişiyi daha çok bir aktiviteye yöneltip, kamcılarken, yeterli güven ilişkisinin kurulmadığı , düşünce ve hareket serbestisinin verilmediği ailelerde bu durum geri çekilmeye ve aktivitelerde bozulmaya yol acar.
Yapılan araştırmalara göre sosyal fobim davranışların sinir sisteminin dopamin ve serotonin sistemleri ile de ilişkili olduğu görülmüştür.
Bir araştırmaya göre sosyal fobim kişiler ailelerini daha az ihtimam gösteren, daha reddedici ve anormal derecede fazla koruyucu, kollayıcı olarak algıladıklarını belirtmişlerdir.
Bu kişilerin 1. Derece yakınlarında toplum ortalamasına göre 3 kat daha çok sosyal fobiye rastlanmıştır. Ayrıca yakın akrabalarda majör depresyona da daha fazla rastlanmıştır.
Tedavi
İlaç tedavisi yanında bilimsel- davranışçı tedavi uygulanır. Psikoterapide daha aktif bahsetme mekanizmalarının kazandırılması ve kişinin kendine bakısındaki olumsuz düşünce yapılarının düzeltilmesi üzerine çalışılır.
29 Haziran 2008 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder